UNICEF’in Lezbiyen Ve Homolaştırma Projesi Okullarımızda…

0
179
Ortadoğu’da hergün yüzlerce, binlerce çocuk, ana ve baba ölürken ne oluyor diye dönüp bakmayan UNICEF. Avrupa’da kaybolan Suriyeli çocukların sayısı 25 bini geçtiği halde sesini çıkarmayan UNICEF. Sadece Almanya’da kaybolan 10 bini aşkın Suriyeli çocuğun büyük bir bölümünün FUHUŞ MAFYASININ eline düştüğünü sağır sultan duyduğu halde kılını kıpırdatmayan UNICEF. Avrupa devletlerinin gurbetçi ailelerden çaldıkları bir milyona yakın çocuklar için hiçbir şey yapmayan UNICEF.İşte bu UNİCEF, benim okullarımda ihanet peşinde. Bu UNICEF kız çocuklarını erkek, erkek çocuklarını da kadın yapma, yani Lut Kavmi ve ötesini aşılama peşinde.Lezbiyen ve homoseksüel yetiştirme projesi diyebileceğimiz bu proje, aynı zamanda ailenin temeline de bomba yerleştirme operasyonudur. Hak ve halk düşmanı bir organizasyondan milletimizin lehine bir iş beklemek olsa olsa tuzağa doğru koşmak olur.Gerisini Akit’in haberinden okuyalım müsadenizle…Birçok yerli ve milli eğitimcinin tepkisini çeken “Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Okul” projesinin bakanlık içi bilgi notuna Yeni Akit ulaştı. Skandal projenin ayrıntılı bilgi notunda, 162 okulda pilot olarak uygulandığı belirtildi.

Yeni Akit, birçok yerli ve milli eğitimcinin tepkisini çeken “Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Okul” projesinin bakanlık içi bilgi notuna ulaştı.

Ayrıntılı bilgi notunda, uzmanların “Aile yapımızı ve manevi değerlerimizi hedef alan bir dış tezgah” olarak nitelendirdiği ve detaylarına Milli Eğitim Bakanlığı’nın web sitesinde de yer verilen UNICEF üretimi proje şu ifadelerle anlatılıyor:

“Genel Müdürlüğümüz ve UNICEF işbirliğinde 2018-2019 İki Yıllık Çalışma Planı doğrultusunda, eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir yaklaşımın yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Duyarlı Okul Standartlarının Yaygınlaştırılması’ çalışması ile 81 ilde Genel Müdürlüğümüze bağlı 162 pilot okulda; Pilot olarak belirlenen 162 okulun okul yöneticisi, rehberlik ve bir branş öğretmeni olmak üzere toplam 468 kişiye Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Hizmetiçi Eğitimi verilmiştir. Eğitimlerin ardından okullarda başlatılan proje uygulama süreci ile pilot okulların toplumsal cinsiyet eşitliği mevcut durum analizi yapılmış ve analiz sonuçları doğrultusunda toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı okul standartlarını sağlamaya yönelik okul eylem planları hazırlanmıştır. Her pilot okuldan ikişer kişi olmak üzere toplam 324 kişinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda ayrıca 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında pilot okulların çalışma kapsamında gerçekleştireceği faaliyetlere ilişkin bilgi verilmiştir. Hâlihazırda, çalışma kapsamında 81 ilde 162 pilot okulda mevcut durum analizlerinin gerçekleştirilmesi ve bu doğrultuda okul eylem planlarının hazırlanması süreci devam etmektedir.”

Prof. Dr. Okumuş: Aileyi Tarumar etme projesidir

Konu hakkında değerlendirmelerde bulunan İlahiyatçı Sosyolog Prof. Dr. Ejder Okumuş, İslam’a göre kadın ve erkeğin zaten eşit olduğunu belirterek, “İşin özü; kadın ve erkeği eşitlik perspektifinden değil adalet perspektifinden ele almak gerekir. İnsan dünyaya gelişinden itibaren cinsiyetinin gerektirdiği şekilde yaşar. Kadın kadındır, erkek de erkektir. Cinsiyetsizlik aileyi tarumar eden, aile karşıtı bir yaklaşımdır.” dedi.

Okumuş, “Kadınla erkeğin kodlarında olmayan bir şeyi ortaya çıkartıp tartışma başlatıyorlar. Kadın ve erkek arasında sadece adalet anlamında bir karşılaştırma yapılabilir. Cinsiyet eşitliği anlamında bir yaklaşım kabul edilemez. Öne sürülen fikirler bizim aile sosyolojimizi yok etmek için Batı tarafından yapılan bir saldırıdır. Cinsiyeti eşitlemenin bir sonraki aşaması cinsiyetin inkarıdır. Önce kadın erkek ortak tuvalet kullandırmaya başlarsınız. İkinci aşamasında ortak banyo kullanmak gelir. Yapmaya çalıştıkları şey; fıtratla, yaratılışla oynamaktır.” diye konuştu.

'Yıkım projesinin' ayrıntılarına Yeni Akit ulaştı: 162 okulda uygulanmışMaraşlı: Eşitlikten kasıtları hak hukuk değil

Davranış Bilimler Uzmanı ve yazar Sema Maraşlı da şunları söyledi: “‘Kadın erkek tabi ki eşit olsun’ deniliyor. Okullarda yaptıkları projelerde erkek öğrencilere ‘siz de kızlar gibi pembe giyinin, kırmızı giyinin, birbirinizden farklı değilsiniz’ diyerek yönlendirme yapıyorlar. Öyle hak hukukla bir ilgisi yok bu pilot uygulamaların. Tamamen cinsiyeti bozmak üzerine kurgulanan çalışmalar. Masum bir tarafı yok.”

Maraşlı, Feministlerin ‘kadın erkek eşitliği’ kavramı yerine bilinçli olarak ‘cinsiyet eşitliği’ kavramını kullandıklarına dikkat çekerek, “Bu birazcık kelime oyunu. Savundukları şey ile yaptıkları şey hiç birbirine benzemiyor. Eşitlikten bahsederken hak, hukuk eşitliği gibi bir algı üzerinden insanlara masum göstermeye çalışıyorlar.” dedi.

Cinsiyet algısını bozarak eşcinselliği teşvik ediyor

Feminist ideolojinin, kişilere mahsus özelliklerin cinsiyetten kaynaklanmadığı, toplumsal dayatmayla kadın erkek rollerinin oluşturulduğu yönünde bir algı oluşturmayı hedeflediğini belirterek şöyle devam etti:

“Yani bırakalım çocuklar pembe ya da mavi giyeceklerine kendileri karar versinler, ergenlik çağına geldiğinde de cinsiyetlerini özgürce seçsinler diyorlar aslında. Okullarda erkek çocuklara kız olmayı, kız çocuklara da erkek olmayı sevimli gösteren etkinlikler yapıyorlar. İnsan zihninde cinsiyet algısı diye bir şey var. İnsanın cinsiyet kimliği buna göre şekil alıyor. Cinsiyet kimliğini bozup bu sefer çocuk ‘ben kız mıyım, erkek miyim’ ikilemine düşüyor. ‘Kız gibi görünüyorum ama erkek de olabilirmişim’ diye düşünebiliyor. Bir cümleyle bile ‘kendi cinsiyetini kendin seçebilirsin’ denildiğinde, çocukların zihinlerine kazındığında eşcinsel davranışların ortaya çıkması kaçınılmaz hale geliyor.”

Cinsiyet kışkırtmasıyla bireyleri düşmanlaştırıyor

Maraşlı, “Kadınlara ‘siz sürekli aşağılanıyor ve dışlanıyorsunuz. Sizin erkeklerden ne farkınız var’ mesajı veriliyor. Öte yandan taciz ve tecavüz kavramları üzerinden de erkeklerin aşağılandığını ve dışlandığını görüyoruz. Kafası karışık, ruh sağlığı bozuk, cinsiyet kavramlarıyla sürekli ayrıştırılan bir toplum yapısı inşa ediliyor. Fıtrat ve yaratılış gibi bir dertleri yok zaten bunların. Bireylere sürekli ‘dayatmalara göre hareket etme’ mesajı veriliyor. Cinsiyet algısını bozarak farklı cinse yönelmeye teşvik edilen çocuklar, ergenlik çağına geldiğinde bu sefer de özgürlük kavramıyla aykırı görünmeye, cinsel kimliğinden farklı görünmeye yönlendiriliyor.” ifadelerini kullandı.

Batı kaynaklı projelere dikkat

Giyim modasının da cinsiyetsizleştirme üzerine kurgulandığını vurgulayan Maraşlı, “Kadın giysi modellerinin erkekler için tasarlandığı, unisex kıyafet kavramıyla kadınların da erkek gibi giyinmesini sağlayan bir moda dayatması var. Bütün bunlar istedikleri toplumsal yapıyı oluşturmak için kullandıkları argümanlar. Bazen Aile Bakanlığı ile proje yapıyorlar bazen bakıyorsunuz Milli Eğitim bakanlığıyla. İşin aslına bakıldığında; çok iyi kurgulanmış ve bazı kavramlarla kamufle edilmiş bütüncül bir toplumsal değişim/dönüşüm projesi olduğu ortaya çıkıyor. Çocuklarımızı ve aile yapımızı ilgilendiren konularda, Batı’nın finanse ederek önümüze koyduğu uygulama ve projelere karşı çok dikkatli olmamız gerekiyor. Bu politikaların ardında eşcinsel bir toplum modeli oluşturma fikri var. Artık Batı’da eşcinsel evlilikleri konuşuyorlar. Ünlü bazı isimleri rol model olarak sunup eşcinselliğin normal ve olağan bir şey olduğu algısı verilmeye çalışılıyor. Eşcinsel başbakanlar, eşcinsel ünlüler var. Batı’da eşcinselliği normalleştirdiler zaten. Amaçları Müslüman toplumlarda da eşcinselliği yaygınlaştırıp aile yapısını bozmak. Nihai amaçlanan şey budur.” şeklinde konuştu.

Bakanlıktan açıklama

Öte yandan Bakanlıktan yapılan açıklamada, UNICEF ile işbirliğinde gerçekleştirilen “Eğitimde Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Geliştirilmesi Projesi” 2014 – 2016 yılları arasında gerçekleştirilip tamamlandığı belirtilerek, pilot uygulamaların devam ettiği ve bu çalışmalara da bu yıl itibariyle son verileceği ifade edildi.

Akit

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here