Faizcileri son tuzağı “Bayram Kredisi”

0
0

Son tuzak dememe aldırmayınız. Sözün gelişi söyledim. Çünkü onlar, bu yazı size ulaşıncaya kadar daha kaç tuzak hazırlar tahmin bile edemezsiniz.

Onların iman düşmanlığı adına yapmayacakları bir şey yok. Faizin adını “kredi”ye, faiz almanın adını da “nema”ya çevirdiler. Yaptıklarına algı operasyonu ile de işlerlik kazandırdılar.

Ev Kredisi, İhtiyaç Kredisi, Araba Kredisi… derken sonunda ibre Bayram Kredisi’ne dayandı.

Ramazan Bayramları öncesi gördüğümüz faiz reklamlarını Kurban Bayramı’nda da görüyoruz. Adamların ne imanları var, ne saygıları. Tabii benim vatandaşlarım arasında iman duvarını orasından burasından yontarak kevgire çevirmede de bayağı maharet kazanmış olanlar yok değil.

Biz de alan memnun satan memnun mu diyeceğiz, yoksa durun kalabalıklar bu yolun sonunda cehennem var mı diyeceğiz. Cehenneme doğru son sürat koşmayı seçmeye niyetli değilim. O yüzden “durun” demek zorundayım.

FAİZ HARAMDIR

Adına ne derseniz deyin, adını ne kadar yumuşatırsanız yumuşatın ve ne kadar algı operasyonu yaparsanız yapın, benim tek sözüm var: Faiz haramdır. Ben ancak Kur’an ve Sünnet’e kulak veririm.

Allah Teâlâ’nın yasakladığı faiz…

“Ey mü`minler! Allah`tan (c.c.) korkun ve kişiler üzerinde faizden kalanı bırakın (almayın.) eğer gerçek mü`minler iseniz. Yok eğer bu faizi terk etmezseniz bilin ki Allah (c.c.) ve Rasulüne (s.a.v.) karşı harbe girmişsiniz. Eğer faiz almaktan tövbe ederseniz ana paranız sizindir. Ne haksızlık etmiş, ne de haksızlığa uğramış olursunuz.” (Bakara: 278-279.)

Rasûlullah’ın “kaldırdım” dediği faiz…

“Ashabım! Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faiz de Abdulmutallib’in oğlu (amcam) Abbas’ın faizidir. Lakin anaparanız size aittir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız.” (Veda Hutbesi)

Kur’an’ın kesin ifadesi “Faizi terk etmezseniz bilin ki Allah (c.c.) ve Rasulüne (s.a.v.) karşı harbe girmişsiniz.”dir. Sünnet’in son sözü ise; “Biliniz ki, faizin her çeşidi kaldırılmıştır.”

Bunun ötesi yok!

DİNİMİZ İLE ALAY EDİYORLAR

Utanmadan, sıkılmadan kitabımızın yasakladığı melun bir işi yine dinimizi kullanarak meşru hale getirmeye çalışıyorlar. Pişkinlik o biçim. Arsızlık ve imansızlıkta sınır yok.

Adamlar bir kere gemi azıya almışlar. Bir daha durmaya niyetleri yok.

Dinimizle alay ediyorlar. İmanımızla alay ediyorlar. Aklımızla alay ediyorlar. İnsanımızla alay ediyorlar. Ve nihayetinde ibadetlerimizle alay ediyorlar. Bunun da ötesinde bizimle savaşıyorlar. Bu savaş bizi tamamen dinsizleştirmeden veya toptan yoketmeden durmayacaktır.

Adamların niyetleri bu. Gayeleri bu. Hedefleri bu.

faizcilerin-son tuzagi-bayram-kredisi-650x350

MİLLET KREDİ KARTI HASTASI HALİNE GETİRİLMİŞ

Çok kaba bir kelime kullandım, kusura bakmayınız. Ancak bu konuya dikkat çekebilmenin tek yolu buydu. O da yetmemiş, insanların ceplerine soktukları kredi kartları ile insana cebi para dolu hissini veriyorlar. Yani vatandaş elini cebine attığında çıkan kartı bir tomar para olarak görmesi beyinlere kazınmış.

Harcadıkça harcıyorlar. Ne kadar harçadıklarını da bilmiyorlar. Çünkü bunun bir freni de yok.

Aslında cebinize ne kadar para koyarsanız koyun bir gün biter. Ancak kredi kartındaki para bitmiyor. Tabii bir kaç katını ödemek şartıyla.

BU ÜLKE KREDİ KARTI CEHENNEMİ

Aslında devamlı çoğalan ve saymakta aciz kalınacak seviyeye ulaşmış olan şeyler için hayret babında cennet kelimesi kullanılır. Fakat ben aynı kelimeyi kredi kartları için kullanmayı dahi uygun görmüyorum.

Eğer “bu ülke kredi kartı cenneti” dersem, ben de algı operasyonuna hizmet etmiş olma durumuna düşerim diye korkuyorum. Allah’ın yasakladığı faizi cennet ile yanyana getirmek pekte şık düşmüyor.

Bundan bir kaç yıl önce okuma yazması olmayan bir hanım efendinin elinde tam yedi tane kredi kartı görmüştüm.

Kartları bir eline dizdi ve anlatmaya başladı:

Şu karttan 700 tl. alıp şuna koyacağım. Şundan 500 tl alıp şuna, şundan da 300 tl alıp şu karta koyacağım” dedi.

Ben dayanamayıp “bu kartların hesabında paran var mı” diye sordum.

O “hayır yok” dedi.

Yine bir kaç yıl önce İstanbul’da bir dostum beni lokantaya götürdü. Yemekten sonra kasadara bir kart uzatmaz mı! Tabii başımdan aşağıya kaynar sular döküldü. O an kasadaki arkadaşa işaret dili ile birşeyler anlatmaya çalıştım.

Kasadar, “abi bu kart çalışmıyor” dedi. Elimdeki parayı uzatarak durumu değiştirdim. Böylece besmele ile başladığımız yemeği faizle yemekten kurtulmuş olduk.

faizcilerin-son tuzagi-bayram-kredisi-650x351

BATI’DA YERDEN OT BİTER GİBİ KREDİ KARTI BİTMİYOR.

Hayatında beş kuruş kazancı olmayanların, hatta çocukların bile elinde en az bir tane kredi kartı var. Nereye gitseler hemen kartı uzatıyorlar.

Hatta otuz yaşına yaklaştığı halde bir kuruş kazancı olmayan bir gencin annesine sordum:

Bu çocuk kredi kartını kullanıyor da borçları kim ödüyor?

O “babası” dedi.

Yani gençler kredi kartı ile alış veriş yapıyor. Bu borç üçe beşe katlanıyor. Fatura eve geliyor ve zavallı babalar o faizli borçları ödüyorlar.

BANKA HESABINIZ VE DÜZENLİ BİR MAAŞINIZ YOKSA KREDİ KARTI ALAMAZSINIZ

Faiz Türkiye’deki faiz sistemi için bu ülke gerçekten devamlı otlayıp karınlarını doyurdukları bir mera sanki. Bu ülke onlar için cennet, bizim içinse bir cehennem. Onlar her türlü alavere dalavere ile insanımızı soyup soğana çeviriyorlar. Bunu neticesinde hayatımızı cehenneme çeviriyorlar.

AVRUPA ÜLKELERİNDE HERKES KREDİ KARTI ALAMAZ

Ülkemizde kurulan ve dışarıdan gelip hayatımızı cehenneme çeviren bankalar, oralarda leblebi dağıtır gibi kredi kartı dağıtmıyorlar/dağtamazlar.

– Önce bir banka heabınız olacak.

– Sonra o hesaba düzenli olarak yatan bir maaşınız olacak.

– Bir de aynı konuda veya başka konulardan dolayı kara listeye alınmamış olmanız gerekir.

Bu üçü olmadan hiçbir banka size kredi kartı vermez/veremez. Zaten bir bankada hesap açtırmak için maaşınız veya hesap giderlerini ödeyemediğinizde tahsil edilebilecek bir yakınınızın kefaleti olmadan hesap açmazlar. Banka hesabı olmadan kimseye kredi kartı verilmez.

Ya bu ülkede? Bu ülke yol geçen hanı gibi. Benim sormak istediğim bu ülkenin insanlarına kim ihanet ediyor? Nasıl ihanet edebiliyorlar? Ve buna nasıl göz yumuluyor?

faizcilerin-son tuzagi-bayram-kredisi-550x650

KREDİ KARTI MAĞDURLARI(!) MI?

Bilirsiniz ülkemizde bir kaç yıl önce “Kredi Kartı Mağdurları” türemişti. Sonunda hükümet işe el koymak ve bu borçları yapılandırmak zorunda kaldı.

Her türlü hovardalığın zahmetini hükümet ödedi. En azından mesayisini harcadı.

Krallar gibi yaşama, hava basma ve musluğun suyunun nereden geldiğini unutarak har vurup harman savurmanın bir bedeli olduğu akıllara gelmedi. Bir de geri ödeme gerçeği kapıları çalacağını düşünmediler bile.

BİZDE DE SUÇ VAR!

Suç birazda bizde mi acaba?

Saçma sapan fetvalar vermesi yüzünden İslam Hukuku Dersi’nin hocası Hayrettin Karaman ile 35 yıllık bir kavgam vardı. Daha sonra onun faizle ilgili bir yazısını okudum.

Adam düpedüz “Faiz yasağını bir defalığına olsun delsek ne olur? diye soruyordu. Bizim kavga bu kez savaşa döndü. Bu sözü nasıl eder diye araştırmaya başladım. Bir de baktım ki, bizim hoca Bank Asya’nın Danışma Kurulu Üyesi. Yani “Faiz yasağı kalksın” diye bağıran İslam Hukuku Dersi Hocası’nın arkasında faizli banka kurup faizi meşrulaştırma operasyonu yapan yumuşak Feto ve onun FETÖ’sü var.

Bizim üçte bir asırlık kavga nasıl savaşa, hatta intikama dönüşmesin ki? Ne FETÖ’nün, ne de Hayrettin Karaman’ın yaptığının mantığı var.

Derken bu kez Necmettin Nursaçan çıktı karşıma.

Bu Ramazan’da Kanal 7’de İftar programı yapan Nursaçan hoca da faizcilere altın tepsi içerisinde ne büyük nimetleri bilmeden sundu.

Soru “Borç para ile hacca gidilir mi? idi.

Hiç düşünmeden “Gelince ödemek şartıyla borç para ile hacca gidilir” dedi. Bu haliyle CIA maşası Kur’an ve Sünnet İnkarcıları’nın yaptıklarından farksızdı yaptığı yanlış.

Sahabe çok iyi bildiği bir konuda bile yanlış anlaşılma kokusu ile fetva vermekten kaçınırken, bizimkiler bol keseden ulufe dağıtıyorlar.

Hac hem malî hem de bedenî bir ibadettir. Borçlu olan biri hac ibadetinden muaftır. Hac zengin olan içindir. Borçlu da o an için zengin değildir.

Hadi gelde bu anlayışa düşman olma ve savaş açma!

İki gün sonra bu fetva ile adam bankanın kapısına dayanacak. Çünkü en basit borç alabileceği yer olarak orayı görecek. Bir de İslam Düşmanı bir iki adamın teşviki başladı mı, alın size büyük bir ihanet daha.

faizcilerin-son tuzagi-bayram-kredisi-650x352

İSLAM DÜŞMANLARININ YOLUNA PARKE TAŞLARI DÖŞEMEKTEN KAÇINMAK ZORUNDAYIZ

Gücümüz nisbetinde faizcilere karşı durmak en baştaki vazifemizdi. Bunu yapmadık, yani ıskaladık.

Faiz düzeninin vatanımızı işgal etmesine mani olamadıysak, millet olarak faiz kurumlarından uzak durmamız gerekiyordu, Bunu asla düşünemedik. Faiz yuvalarından uzak durabilseydik, bu durumda iş yapamaz ve en basit tabiri ile defolup giderlerdi.

Bunu da başaramıyorsak, elimiz, dilimiz ve tavırlarımızla o melun harama destek olarak insanlarımızın kanına girmeyelim ne olur. Atacağımız bir adımın nereye varacağını bilmiyor veya hesap edemiyorsak, en iyi yapabileceğimiz şey, susmaktır.

Ben başka bir yol bilmiyorum, ya siz?..

Muhammed Mücahid Okcu

www.muhammedmucahid.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here