Uzay Savaşları’nda biz de var mıyız?

0
17

Bir yanda bütün savaş araç ve gereçlerini üreten ülkeler, diğer tarafta sözde muhalefet adına her girişim ve gelişime karşı çıkan sözde devleti yöneymeye aday politikacılar. Bir tarafta savaşları uzaya taşıyan ülkeler, diğer tarafta domates, soğan savaşları ile ülkeyi Türkiye Düşmanları’na paşkeş çekenler.

İşte bunların cevabını bulacağınız bir yazı:

Daha dün iktidar, pardon Cumhurbaşkanı olduğunda “Bütün yatırımları durduracağını” ilan eden eskinin Müselmanı ve şimdi küfrün cilalı taş devri fedaisi ne der bilmem!..

Ya Habil’in imanını kıskanan Kabil’in son temsilcisi ve son iki üç asrın iflah olmaz Allah Düşmanları’nın son temsilcisi CHP’nin ne istediğimi anlayacağından da emin değilim…

ABD’li tarihçi Justin Mc Carty’in İngiltere’nin kurduğunu ilan ettiği, ama şimdilerde başta ABD olmak üzere bütün küffarın yosma gibi kullandığı PKK’nın önüne geleni ısıran kuduzlarının ne düşündüğü de önemli değil…

Başında takkesi ile milletimin evlatlarının kanına giren ve onları hem Allah Düşmanı hem vatan haini hem de kardeş katili yapan Pensilvanya İhanet Çetesi PİÇ’in lideri ve onun‘iyi’si de zaten beni takdir edebilecek bir konumda değil.

Öyle ise geriye bu milletin katıksız evlatları kalıyor. Ben de onlarla hasbihal eder, derdimi, meramımı, isteklerimi iletir, sorularımı onlara sorarım.

İşte size ilk sorum:

UZAY SAVAŞLARININ NERESİNDEYİZ?

“Yol, köprü, baraj yapmaya ne gerek var” denildiği bir anda… Bütün gıda maddelerinin stoklanıp fiyatların yükseltilerek Gıda Savaşları’na girişildiği bir anda… Domates, soğan, patlıcan üretiminde bile yetersiz olduğumuzun dilden dile, halden hale dolaştırılarak ülkemize ayar çekilmeye çalışılmaya çalışıldığı bir anda… Gemimizi, tankımızı, uçağımızı, silah ve mermimizi üretmeye başlamamızın gereksiz olduğu ve bunlar için “ABD ne güne duruyor?” salvolarının yapıldığı şu nazik günlerde bu da soru mu yani demeyin. Ben ciddiyim.

Boş boş otururken sıkıldığımızda zamanı yine boşuna harcamak için oynadığımız bilgisayar oyunlarından bahsettiğimi de düşünmeyin. Ciddi ciddi soruyor ve milletimin herbir ferdinden doyurucu cevap bakliyorum.

Mesele Allah Düşmanlığı olunca, İslam’ın “İ”sinden bile haberi olmayanların, hatta meyhane sülükleri ile ortalık mallarının bile alim kesilip ahkam kestikleri bir dönemde, benim de tam tersini yaparak, yani her şeyi bırakıp uzay ile ilgilendiğimi düşünüp ayıplayanlar çıkmaz sanırım.

GELECEĞİN SAVAŞLARI BENİ ÜRKÜTÜYOR

İçinde bulunduğumuz 3. Dünya Savaşı’nın yanında Birinci ve İkinci Dünya Savaşları karakucak güreşlerine benziyor. Yani ilkel. Mahalle kavgaları gibi.

Bu son savaşın içerisinde olduğunu hâlâ anlamamış, hissetmemiş milyonlarca insan var. Bunlar sizin de aklınızdan geçtiği gibi okuma-yazması olmayan veya ekmeğinin peşinden koşan saf ve gariban dünya vatandaşları da değil. Aksine okumuş, yazmış, kendisini yüksek yerlerde gören tipler çoğunluğu oluşturuyor.

Düşünsenize, domatesin, soğanın bile savaş malzemesi yapılmasında maşalık vazifesini ifa eden ve elindeki malı çürütüp millî ekonomiye zarar veren adamlardan ne fayda gelir ki? Onlar sadece hain olmaktan zevk alan aşağılık heriflerdir benim gözümde. Savaşdan ve barıştan da anlayacakları bir halt dahi yoktur.

Size şunu söylemeliyim ki, şimdinin savaşı orduların saf tutup toplu saldırısı şeklinde yürümüyor. Onların adına terör grupları herşeyi yapıyor. İstihbarat örgütleri her tür savaşı alenî olarak yürütüyor.

Masum ve silahsız masum insanların katledilmesi. İstihbarat savaşları. ve Gıda Savaşları şeklinde yürüyor bugünkü savaşlar. Basit, ama yıkıcı. Miletine hesap verme zorunda bırakmayan, ama masum insanların toptan yokedildikleri savaşlar. Fakat bunun sonu nereye varır bilinmez.

Size basit bir resim çizerek bugünkü savaşları anlatmaya çalışayım.

BİR TAŞ İLE BİR KAÇ DEVLETE BOYUN EĞDİREN HAMLELER

Diyelim ki, bizim Güney Afrika’da bir ilaç fabrikamız var. Kardeşimiz Pakistan da ortağımız. Ve bu fabrikada binlerce Güney Afrikalı çalışıyor… Buraya bir nokta koyarak devam edelim.

ABD bizi PKK ile savaşmaktan vazgeçirmek istiyor, ama Türkiye’ye saldırma cesaretini kendinde bulamıyor. CIA gidip Güney Afrika’daki ilaç fabrikamızı yerle bir ediyor. Vatandaş olarak biz o fabrikamızın niçin yıkıldığını bilmiyor, anlamıyor ve öğrenemiyoruz. Ancak devlet bunu biliyor, ya da anlıyor. Bu bir fabrikanın yıkılışının altında neler yatıyor bir de ona bakalım:

  1. Güney Afrika’lı yüzlerce masum insan katledilmiş oluyor.
  2. Güney Afrika Hükümetine “Türkiye ve Pakistan ile beraber olursan belanı bulursun” mesajı veriliyor.
  3. Pakistan’a “seni daha da beter yaparım Türkiye ve Güney Afrika’dan uzak dur” deniyor.
  4. Türkiye’ye “benim maşam olan PKK’yı rahat bırak” deniyor.
  5. Türkiye Pakistan ve Güney Afrika zarara uğratılıyor.
  6. Bizimle beraber hareket edecek olan ülkelere gözdağı veriliyor.

İşte size günümüz savaşlarının en basit bir fotoğrafı. İster kabul edin, isterse kabul etmeyiniz durum bu.

Ancak benim gördüğüm ve anladığım Uzay Savaşları hiç de bundan basit olmayacak.

KATİL ABD’NİN GÖNLÜNDEKİ UZAY SAVAŞLARI

Her yeni bir şey yaptığımızda içerideki piyonlarının “istemezük” diye kıçlarını yırtanların bu konuda ne kadar bilgileri var. Kime ve neye hizmet ettiklerinden haberleri var mı? Dahası vatani haini pozisyonuna düştüklerinden haberleri var mı?

ABD’nin Uzay Savaşları konusunda ne düşünüp neler yaptıklarını iyi araştırmak gerekir. Onların her fırsatta dünyayı ifsat etmek için ellerinden geleni yaptıklarını iyi analiz etmeye ihtiyacımız var.

İngiltere mi dediniz? Onlar zaten dünyanın ezelî ve ebedî düşmanıdırlar. Bir de onların sırtında yamalı Siyonistler var. Baronlar. Zaten dünyanın en büyük düşmanları da onlardır. Baronları dinlerseniz bütün dünya onlarındır. Her toprak parçası onlarındır. Kaç insanın yaşayıp kaçının ölmesi gerektiğine de onlar karar verirler. Yani olar da uzay savaşlarının kumanda odasını işgal etmekte bir beis görmeyeceklerdir.

“ABD Hava Kuvvetleri Uzay Komutanı General Jay Raymond, Washington’un olası bir ‘uzay savaşını’ hangi yöntemlerle yürütmeye hazırlandığını açıkladı.

Raymond, New York merkezli Popular Mechanics dergisine verdiği röportajda, Rusya’nın 1980’den bu yana uyduları tahrip edebilecek silahların üzerinde araştırmalar yaptığına dikkat çekti. ABD’li general ayrıca 2007’de yörüngedeki bir uyduyu vurarak balistik füze denemesi yapan Çin’in de ABD Hava Kuvvetleri’nde endişelere yol açtığını kaydetti.

Bu gelişmeler nedeniyle ABD’nin uzaydan gelebilecek olası bir saldırıya karşı savunma geliştirdiğini söyleyen Raymond, “Birçok yöntem mevcut ve ben, ne yapabileceğimizin detaylarına girmeyeceğim, ancak yörüngeyi değiştirmekten tutun, kinetik silahların kullanımına kadar her yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

General Raymond ayrıca ABD Hava Kuvvetleri’nin 2030’a kadar potansiyel tehditleri tespit edip durdurabilecek, gereklilik halindeyse karşı tarafın aygıtlarını etkisiz hale getirebilecek uzay filosuna sahip olacağını da sözlerine ekledi.

UZAY SAVAŞLARI BAŞLADI MI?

Astronotlar yakın bir tarihte silahlandırmayacaktır ama ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’e göre Çin ve Rusya, havada ateşlenen lazerler, uyduları hedef alabilecek füzeler geliştiriyor ve buna yanıt verilmesi gerek.Pence bu yeni uzay gücünün tam olarak ne yapacağını anlatırken “Uzayın çehresi son kuşakta çok değişti. Bir zamanlar barışçıl ve rekabetin olmadığı uzay, artık kalabalık ve hasmane” dedi.

Bu da ABD Ordusu’nda iletişim ve gözetleme için kullanılan yüzlerce uydu gibi ülkenin uzaydaki çıkarlarını savunan bir askeri birim kurulması demek.Geçtiğimiz aylarda bu planlardan bahseden Başkan Donald Trump, Amerika’nın uzaydaki rakiplerinin kaydettiği ilerlemelerle ilgili uyarıda bulundu.Trump “Sizin görmek bile istemeyebileceğiniz şeyler gördüm” dedi.Dünyanın başlıca güçleri uzun yıllardır uzayı, askeri amaçlı iletişim ve gözetleme platformu kullanıyor.

“UZAY 1960’LI YILLARDAN İTİBAREN ASKERİLEŞTİRİLDİ”

Peki, ABD şimdi neden kaygılı?

Süper güçlerin uzay yarışı: Uzayda hem askeri hem de sivil amaçlı faaliyetler yürütülüyor ancak bunlar birbirleriyle çakışabiliyor da.Küresel Yer Belirleme Sistemini (GPS) kullanan, uyduyla navigasyon teknolojisi, Amerikan ordusu tarafından geliştirilmişti ve bu teknoloji daha sonra sivillerin kullanımına da açıldı.Royal United Services Institute’tan uzay güvenliği uzmanı Alexandra Stickings “İnsanlar büyük olasılıkla bilmiyor ama uzay şimdiden askeri bir ortam. Uzay 60’lı yıllardan itibaren askerileştirildi.” diyor.

Soğuk Savaş sırasında ABD ve Sovyetler Birliği birbiriyle gerçekten savaşmıyordu ama uydularını birbirleri hakkında bilgi toplamak için kullanıyorlardı. ABD’nin Büyük Okyanus’ta konuşlu bir nükleer uydusavar füzesi vardı ve Soyvetler Birliği’nin yörüngedeki uyduları vurabilen bir silahı bulunuyordu. Uzaydaki askeri kabiliyetlerin sicilini tutan Güvenli Dünya Vakfı’nın araştırmasına göre Çin, Rusya ve ABD uyduları vurabilecek silahlar denedi. Doğrudan yörüngedeki uydulara yollanabilen silahlar var.”Co-orbital” diye bilinen bu silahlar aslında dünyadan fırlatılan bir roket ya da füzeye bağlı uydular. Uydu füzeden ayrılıyor ve hedeflenen uydunun yörüngesine girip çarpıyor. Pence de, Rusya ve Çin’in silah envanterindeki artışa dair kanıtlara dikkat çekti. Güvenli Dünya Vakfı’ndan Brian Weeden, “Son 10-15 yılda uzaydaki askeri kabiliyetlere saldırabilecek silahların gelişiminde bir artış gördük. Bunun büyük kısmı Rusya ve Çin tarafından yapılıyor ve ABD de bunun üzerinde çalışıyor” diyor.

Leicester Üniversitesi’nden uzay savaşları uzmanı Bleddyn Bowen, ABD’nin yeni bir uzay gücü oluşturmasının kısmen, Çin’in sonuç alan uzay ve uydu programlarından kaynaklanıyor olabileceğini söylüyor.Çin, 2007’de yeryüzünün 800 kilometre üzerinde yörüngede dolaşan kendi hava durumu uydusunu hedef alarak “uydusavar bir füzeyi” denedi. Kesin bilgiler olmamasına karşın, ABD ve Rusya’nın da uydusavar füze programları geliştirdiğine inanılıyor. Yerden ya da bir uçaktan gönderilen ışınlar, uydunun alıcılarını bozabilir. Amerikan Başkan Yardımcısı’nın sözleri, Trump yönetiminin uzaydaki bu yeni tehditleri, askeri öncelikleri kökünden yeniden gözden geçirerek karşılanması gereken bir meydan okuma olarak gördüğünü gösteriyor.”

ABD makamlarının açıklamalarının kaynağı BBC’dir.

DEVLETLERARASI UZAY SAVAŞLARI REKABETİ

Uzay filmlerinde işlenen “uzay savaşları”nın gerçekte varolmasını isteyen her devlet, uzayda hakim olmayı hedefliyor. Çalışan yol alacak. Iskalayansa kaybedecek. Buradan bakınca böyle gözüküyor ki, bunun başka bir açıklaması yok.

Süper güç dediğimiz ülkeler arasında rekabet kızışıyor. 3. Dünya Savaşı’nı bilmem, amma bir sonraki savaşın uzayda olacağını söyleyebilirim. Durum bunu gösteriyor.

 “Uzaya ilk uydu,1957 yılında Rusya tarafından fırlatıldı. O zamandan beri, uzayda faaliyet yürüten hiçbir ülke bir diğerinin yörüngedeki uydusuna saldırmadı. Uzayın askeri bir alana dönüştürülme çabası çok önceden başlamış olsa da son on yılda yaşanan teknolojik gelişmeler, uzay araçlarının silah haline dönüştürülme yarışına hız kazandırdı.

ÜSTÜNLÜK ABD’DE AMA…

Washington’un uzaydaki hakimiyeti ve stratejik olarak uzaya daha bağımlı hale gelmesi, ABD’nin rakiplerinin ASAT’lar olarak bilinen anti-uydu silahlar geliştirip uzaya yerleştirmesine sebep oldu. Soğuk Savaş döneminde geliştirilmeye başlayan bu teknoloji, zaman içinde dünyanın en yetkin ordularının yarış alanı haline geldi.

ABD açısından askeri uzay teknolojilerine sahip olmak avantajlı görünse de düşmanlarına yörüngedeki alt yapılarına saldırı düzenleme şansı veriyor. ABD bir yandan bu teknolojileri geliştirmeye çalışırken bir yandan da düşman saldırılarına karşı caydırıcı sistemler kurmaya devam ediyor.

Amerika deniz ulaşımı, istihbarat toplama, nokta belirleme, iletişim ve iletişim gibi alanlarda yörüngede bulunan uydularına bağımlı hale gelmiş durumda.

RUSYA’DAN NUDOL HAMLESİ

Rusya daha üç gün önce yani 27 Mayıs 2016’da Moskova’nın kuzeyindeki Pletsetsk Uzay Üssü’nden, Nudol isimli anti-uydu füzesini fırlattı.

Nudol isimli bu anti-uydu füzesinin, Amerika’nın deniş ulaşımı, iletişim ve istihbarat araçlarını işlevsiz hale getirebilecek kapasitede olduğu aktarıldı.

Pentagon eski yetkililerinden Mark Schneider, Rusya’nın anti-uydu saldırısının ABD için yıkıcı sonuçlar doğuracağını söyledi. Schneider “Böyle bir saldırıya bağlı olarak GPS iletişiminin kesilmesi ile hassas silahların kullanılması ve savunma sistemlerinin işletilmesi imkansız hale gelir” dedi.

ABD Hava Kuvvetleri’nden David J.Buck konu hakkında “Rusya, ABD’nin uzaya bağlılığını, kullanışlı bir zafiyet olarak görüyor ve uzayda saldırı üstünlüğünü ele geçirmek için planlı çıkışlarda bulunuyor” açıklamasında bulundu.

TARAFLARDAN BİRİ DE ÇİN

ABD’nin uzaydaki hakimiyeti ve kırılganlığından faydalanabilecek ülkelerden biri de Çin. 1990’lı yılların başından beri anti-uydu füzeleri araştırma geliştirme faaliyetlerinde bulunan Çin, son anti-uydu füze denemesini 2015 yılı sonunda gerçekleştirdi.

SC-19 ve DN-2 isimli bu füzeler, bir uydu ya da uzay aracını kinetik öldürme aracı vasıtasıyla etkisiz hale getirme ya da yok etme kapasitesine sahip.”

UZAY SAVAŞLARI VE TÜRKİYE

Osmanlı’nın en büyük varisi Türkiye. En az 60’a bölünen devletlerimizin hamisi Türkiye. Dünya mazlumlarının tek umudu olan Türkiye. Ve yaptığı atılımlarla koloni devlet olmayı reddeden ülke yine Türkiye.

Böyle ve fazlası olan Türkiye’nin Uzay Savaşları’ndan ne uzak kalabilir, ne yokum diyebilir ne de ağrıdan alabilir. Devlet elinden geleni yapmak, vatandaş da gereken desteği vermek zorundadır.

PARA MI DEDİNİZ? BİZDE DÜNYA KADAR PARA VAR!

Uzay’da yer tutmak, gereken araç ve edevata para gerek değil mi? Doğru! Kimse unutmasın ki, biz de her türlü imkan ve para var. Var olmayan tek şey millet olarak o imkan ve paraya sahip olma özelliği.

Para var. İmkan var. Bunu başaracak idarî ve uygulama alanında yeteri kadar adam da var. Bir de vatan hainleri ve yakamıza yapışmış sülükler olmasa ne güzel olurdu ve hedefe daha çabuk varırdık. Yine de herşeye rağmen yola devam.

Yolumuz açık olsun!..

Muhammed Mücahid Okcu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here